Tag Archive for Yeni TTK Kimler Denetçi Olabilir

6102 SAYILI TÜRK TİCARET KANUNU

6102 SAYILI TURK TİCARET KANUNU

Ticari İşletme – Sermaye Şirketleri

GİRİŞ
I. Yeni Bir Ticaret Kanunu’nu Gerekli Kılan Sebepler ve Dinamikler
1 Ocak 1957 tarihinde yürürlüğe giren 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (kısaca
“Mevcut TTK” olarak anılacaktır), yasalaştığı zamanın gereklerine uygun modern bir
kanundu. İsviçre Borçlar Kanunu’nun, Alman Ticaret Kanunu’nun ve Alman Paylı Ortaklıklar
Kanunu’nun etkilerini yansıtan mevcut TTK, kaynak hukuk sistemlerindeki mevzuat
değişikliklerine rağmen yenilenmeyince, çağdaş hukuk uygulamalarına yabancılaştı ve
uygulamada ortaya çıkan hukuki sorunların çözümünde yetersiz kaldı.
Yeni bir Ticaret Kanunu’nun hazırlanmasında birçok ı etkili olduğunu
kaydetmek gerekir. Bu düşünceler içinde ön plana çıkanları, şu şekilde sıralayabiliriz:
Ticari yargı, ülkemizde birçok şehirde örgütlenmiştir. Ticari uyuşmazlıkların sayısı da
her geçen gün artmaktadır. Birçok hukuki müessesenin Ticaret Hukuku mevzuatında hiç
düzenlenmediği (şirketler topluluğu, bölünme, tek kişilik ortaklık, elektronik işlemler vb. )
veya oldukça yetersiz düzenlemelere konu olduğu (şirket birleşmeleri, şirketin kendi paylarını
edinimi vb.) bilinen bir gerçektir. Yargı örgütü içinde ticari yargıya yer verilmesinin temel
nedeni hatırlanacak olursa, ekonomi düzeninin güven, sürat ve belirlilik gerektirdiği açıktır.
Bu durumda, ticari uygulamalar, olabildiğince açık ve istikrarlı düzenlemelere
kavuşturulmalıdır. Yeni TTK, ayrıntılı düzenlemeleriyle ve kapsamlı gerekçesiyle bu
düşünceye verilen önemi yansıtmaktadır.
2. Çağdaşlaşmayı ve Evrenselleşmeyi Sağlamak
1. Uygulamada Çözümsüz Kalan Hukuki Sc Getirmek
Küreselleşmenin ekonomik cephesi, hukuk sistemlerini büyük ölçüde birbirine
yakınlaştırmakta; hukuki düzenlemeler anlamında ortak paydanın geliştirilmesini ön plana
çıkarmaktadır. Yeni TTK, bu çerçevede, teknolojik yeniliklerin gerektirdiği düzenlemeleri
yapmakta, bilgi toplumu hizmetlerine geniş anlamda yer vermektedir. Ticari işletmenin ve
sermaye şirketlerinin hesaplarının Uluslararası Finansal Raporlama Standartları’na (UFRS)
uyumlu olarak düzenlenmesi ve sermaye ortaklıklarının Uluslararası Denetim Standartlarına
uyumlu bir şekilde bağımsız denetime tabi kılınması, Ticaret Hukuku alanında evrensel hukuk
dilinin yerleştirilmesi anlamında önemli adımlardır.
3. Modern Hukuki Kurumların (Şirketler Topluluğu, Tek Kişilik Ortaklık vb.) Hukuki
Altyapısını Oluşturmak
Hukukta her kurumun kanunla düzenlenmesi zorun lu değildir. Hakim, mevcut
kuralları kıyasen uygulayarak veya hukuk yaratarak da hukuki sorunlara çözüm getirebilir.
Ancak yaygın uygulanan ve bariz hukuki sorunlar barındıran hukuki kurumların kanunla
düzenlenmesinde yarar vardır. Bu bağlamda, TTK’da sınırlı düzenlemelere konu olan şirket
birleşmeleri, şirketlerin kendi paylarını edinmeleri gibi konular; maddî hukuk cephesi
kanunlarda düzenlenmeyen şirketler topluluğu, şirket bölünmeleri gibi kurumlar, kapsamlı
hükümlere konu olmasına rağmen doyurucu hukuki çözümlere zemin oluşturmayan haksız
rekabet, acentelik, azlık hakları, esas sözleşme değişikliği gibi alanlar, özellikle Kıta Avrupası
Hukuku’ndaki modern gelişmeler ışığında yeniden düzenlenmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti, Avrupa Birliği aday ülkesi olarak hukuk sistemini Avrupa Birliği
Hukuku’na uyumlu hale getirme yükümlülüğünü üstlenmiştir. Ticari işletmeler ve şirketler,
Avrupa ekonomik düzeninin merkezinde yer alan kurumlardır. Yeni TTK, temel kaynak olarak
İsviçre Hukuku’nu benimsemekle birlikte, Avrupa Birliği Hukuku’nun geliştirdiği kuralları
almıştır. Kurumsal yönetim, UFRS, bağımsız denetim, şirketler topluluğu, tek kişilik ortaklıklar
gibi AB Hukuku’nda otuz yılı aşkın süredir tartışılan ve bir ölçüde istikrar kazanan
düzenlemeler, Yeni TTK’da da yer bulmuştur. Yeni TTK’nın, AB’yle bütünleşme sürecinin ticari
işletmelere, ticaret şirketlerine, taşıma, sigorta ve deniz ticaretine ilişkin cephesine özgü
uyumlaştırma sürecini başarıyla tamamladığı savunulabilir.
5. Ticaret ve Ekonomi Hukuku’nun Temel Prensiplerini Düzenlemek
Türk Ekonomi Hukuku’nda, 1990’lardan bu yana Tüketicinin Korunması Hakkında
Kanun’un, Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un, Markaların, Patentlerin, Endüstriyel
Tasarımların, Coğrafi İşaretlerin Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’lerin
yürürlüğe girmesi, Sermaye Piyasası Kanunu’nda ve Bankacılık Kanunu’nda yapılan çeşitli
değişiklikler, Ticaret Hukuku’nun temel ilkelerinin geniş ve yenilikçi bir bakış açısıyla ele
alınmasını gerekli kılmaktadır. Nitekim Yeni TTK, Ticaret Hukuku’nun çeşitli kesitlerine zemin
oluşturacak nitelikteki ilkeler üzerinde inşa edilmiştir. Bu ilkeler üzerinde aşağıda duracağız.
II. Yeni TTK’nın Hazırlık Süreci
Türkiye Cumhuriyeti
Adalet Bakanlığı, 08/12/1999 ta rihinde Ticaret Kanunu
Komisyonu’nu kurmuş; Komisyon ilk toplantısını 10/02/2000 tarihinde gerçekleştirmiştir. TTK
Tasarısı, 17.02.2005 tarihinde Adalet Bakanlığı tarafından kamuoyuna duyurulmuştur.
Ticaret Kanunu Komisyonu’nun başkanlığını, İstanbul Hukuk Fakültesi öğretim üyesi
Prof. Dr. Ünal Tekinalp; başkan yardımcılığını ise Yargıtay 19. Hukuk Dairesi Başkanı Coşkun
Koçak üstlenmiştir. Akademisyenler, yargıçlar, avukatlar, bürokratlar ve uzmanlardan oluşan
Komisyon; Ticari İşletme Hukuku, Şirketler Hukuku, Kıymetli Evrak Hukuku, Taşıma İşleri,
Deniz Ticaret Hukuku ve Sigorta Hukuku alt komisyonlarını oluşturmuştur. Ticaret Kanunu
Komisyonu beş yıl içinde 516 oturum yapmış, alt komisyonlar da kendi içlerinde
gerçekleştirdikleri oturumlarda oluşturdukları taslakları Komisyon’un değerlendirmesine
sunmuşl
2005 yılının Şubat ayında TTK Tasarısı’nın kamuoyuna açıklanmasının ardından, çeşitli
kurumlardan görüş alınmış; bu görüşler dikkate alınmakla birlikte Tasarı metni, büyük ölçüde
kamuoyuna açıklandığı haliyle 2006 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulmuştur.
TBMM Adalet Komisyonu’nun üzerinde çalışıp 2008 yılında nihai haline getirdiği Tasarı
metni, 2008 yılında TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmeye başlanmış; 2008 yılında ilk 76
maddesi bazı değişikliklerle kabul edilmiştir.
Bu sürecin ardından, TTK Tasarısı’nın görüşülmesine bir süre ara verilmiş; bu
dönemde Türk Borçlar Kanunu Tasarısı’nın öne alınması ve TTK’dan daha önce
yasalaştırılması fikri ağırlık kazanmıştır. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun yasalaşması
üzerine, TTK Tasarısı 2011 yılının Ocak ayında yeniden ele alınmıştır. TTK Tasarısı, 13 Ocak
2011 tarihinde TBMM’de kabul edilmiş; 14 Şubat 2011 tarihinde Resmî Gazete’de
yayımlanarak yasalaşmıştır.
III. Yürürlük Tarihi
Yeni TTK, esas itibariyle 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girecektir. Bu yürürlük
kuralının bir çok istisnası arasında, öne çıkan beş istisnası mevcuttur (TTK. m. 1534) :
1. Geçici 2. madde, kanunun yayımlanmasıyla (14.02.2011 tarihinde) yürürlüğe girmiştir.
“Geçici 2. Madde : Kamu tüzel kişiliğini haiz Türkiye Denetim Standartları Kurulu kuruluncaya kadar,
397 nci maddede belirtilen Türkiye Denetim Standartları; Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler
ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB) ile ilişkili bir Kurul tarafından uluslararası denetim
standartlarıyla uyumlu olarak belirlenir. Kurulun, hangi kurum ve kuruluşların temsilcilerinden
oluşacağı ile çalışma usul ve esasları, TÜRMOB tarafından hazırlanacak ve Maliye Bakanlığının uygun
lir yönetmelikle düz
görüşü üzerine yayımlanacak bir yönetmelikle düzenlenir
Buna karşın, 02.11.2011 tarih ve 28103 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 660 sayılı
“Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunun Teşkilat ve Görevleri
Hakkında” KHK uyarınca denetim standartlarını belirlemek görevi anılan KHK ile
kurulan Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu kurulmuştur
(660 saylı KHK m.1, 9). Böylece, Geçici 2. Madde zımnen yürürlükten kalkmıştır.
2. Geçici 3. madde, kanunun yayımlanmasıyla (14.02.2011 tarihinde) yürürlüğe girmiştir.
“Geçici 3. Madde : Kamu adına denetleyici tüzel kişiliği haiz bir üst kurum kurulup faaliyete geçinceye
kadar 400 üncü maddede öngörülen denetçilerin, denetlemelerini bu Kanun hükümleriyle standartlara
ve amaca uygun olarak yapmalarını sağlamak için, denetçiler yerinden ve internette, denetleme
belgelerine erişim suretiyle ve ayrıca gerekli bilgileri de alarak Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından
denetlenir. Bu üst denetimin usul ve esasları 400 üncü madde uyarınca çıkarılacak yönetmelikte
belirlenir.”
Maddede belirtilen “kamu adına denetleyici tüzel kişiliği haiz üst kurum”, 660 sayılı
KHK ile kurulmuş ve KHK’nın 9/d maddesi uyarınca “bağımsız denetçiler ve bağımsız
denetim kuruluşlarının faaliyetleri ile denetim çalışmalarının, Kurumca yayımlanan
standart ve düzenlemelere uyumunu gözetlemek ve denetlemek” görevi, Kamu
Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu’na verilmiştir. Geçici 2. Madde
gibi, Geçici 3. Madde de, zımnen yürürlükten kalkmıştır.
3. TTK. m. 1524 hükmü uyarınca internet sitesi oluşturma, internet sitesine TTK’nın
öngördüğü içeriği yükleme ve bu içeriği sürekli olarak güncelleme yükümlülüğü,
01/07/2013 tarihinden itibaren başlayacaktır.
4. Türkiye Muhasebe Standartları (TMS), 01/01/2013 tarihinden itibaren uygulama alanı
bulacaktır.
5. Bağımsız denetim, 01/01/2013 tarihinden itibaren uygulanacaktır. Read more