İnternet Salonlarında Mesul Müdürlerin Sigortalılığı

İNTERNET SALONLARINDA ÇALIŞAN MESUL

MÜDÜRLERİN SİGORTALILIĞI

I.GİRİŞ

İnternet salonlarında mesul müdür istihdam edilmektedir. Ancak çalıştırılan mesul müdürlerin çoğu zaman Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediği görülmektedir. Sonradan tespit edilen bu çalışmalar bazen ödenmesi güç idari para cezalarına sebep olmaktadır. Mesul müdür çalıştıran işletmelerin, sosyal güvenlik konusunda yapmaları gerekenler yazının konusunu teşkil etmektedir.

II. MESUL MÜDÜR ÇALIŞTIRILMASI ZORUNLULUĞU

İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin(1) 4’üncü maddesinde, İnternet salonları, umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinin içinde tanımlanmıştır. Yine aynı yönetmelikte iş yerleri sıhhi veya gayri sıhhi diye sınıflandırılmış, gayri sıhhi müesseseler üç sınıfa ayrılmıştır. Yönetmelikteki tanımlar şu şekildedir.

Gayrisıhhî müessese: Faaliyeti sırasında çevresinde bulunanlara biyolojik, kimyasal, fiziksel, ruhsal ve sosyal yönden az veya çok zarar veren veya vermesi muhtemel olan ya da doğal kaynakların kirlenmesine sebep olabilecek müesseselerdir.

Birinci sınıf gayrisıhhî müessese: Meskenlerden mutlaka uzak bulundurulmaları gereken iş yerleridir.

İkinci sınıf gayrisıhhî müessese: Meskenlerden mutlaka uzaklaştırılması gerekmemekle beraber izin verilmeden önce civarında ikamet edenlerin sıhhat ve istirahatleri üzerine gerek tesisatları ve gerekse vaziyetleri itibarıyla bir zarar vermeyeceğine kanaat oluşması için inceleme yapılması gereken iş yerleridir.

Üçüncü sınıf gayrisıhhî müessese: Meskenlerin yanında açılabilmekle beraber yalnız sıhhî nezarete tabi tutulması gereken iş yerleridir.

Sıhhî müessese: Gayrisıhhî müesseseler dışında kalan her türlü iş yeridir.

Yukarıda çıkarılan tanımlara göre İnternet salonlarına bazı belediyelerce ikinci sınıf gayrisıhhî müessese, bazı belediyelerce de üçüncü sınıf gayrisıhhî müessese sınıfından ruhsat verilmektedir.

Adı geçen yönetmelikte birinci sınıf gayrisıhhî müesseselerde, işletmenin faaliyet alanında mesleki yeterliliğe sahip bir sorumlu müdür çalıştırılması zorunlu olduğu belirtilmiştir. Ancak İnternet salonlarının, birinci sınıf gayrisıhhî müessese kapsamında olmadığı oldukça açıktır.

Yönetmeliğin 35’inci maddesinde umuma açık istirahat ve eğlence yerinin sahibinin tüzel kişi olması durumunda, iş yerini idare etmek üzere bir mes’ul müdür görevlendirileceği, gerçek kişilerin de iş yerine mes’ul müdür görevlendirebileceği ve görevlendirilen mes’ul müdürün yetkili idareye(2) bildirileceği belirtilmektedir.

Yönetmelikte tüzel kişilerin mesul müdür çalıştırmasının zorunlu olduğu, gerçek kişilerde ise zorunlu olmadığı ifade edilmektedir. Ancak uygulamada bazı iş yeri açma ve çalışma ruhsatı vermeye yetkili kuruluşların, gerçek kişilerden de mesul müdür tayin edilmesini istedikleri görülmektedir.

İnternet Toplu Kullanım Sağlayıcıları Hakkında Yönetmelikte(3) de tüzel kişilerin sorumlu müdür çalıştırmalarının zorunlu olduğu, gerçek kişilerin ise sorumlu müdür çalıştırabilecekleri belirtilmektedir.

Adı geçen yönetmeliğin 3’üncü maddesinde sorumlu müdür, izin belgesi sahibinin işinin başında bulunmadığı zamanlarda onun yerine yetkili olan kişi olarak tarif edilmiştir.

III. MESUL MÜDÜRÜN SİGORTALILIĞI

Hem iş yeri açma ve çalışma ruhsatlarına ilişkin yönetmelikte hem de İnternet Toplu Kullanım Sağlayıcıları Hakkında Yönetmelikte, İnrternet salonu işleten tüzel kişilerin mesul müdür çalıştırmalarının zorunlu olduğu belirtilmiştir.

Mesul müdür; iş yeri açma ve çalışma ruhsatları hakkındaki yönetmelikte, iş yerini idare eden kişi olarak tanımlanmış, İnternet Toplu Kullanım Sağlayıcıları Hakkında Yönetmelikte ise iş yeri sahibinin işinin başında bulunmadığı zamanlarda onun yerine yetkili olan kişi olarak tanımlanmıştır.

Gerek tüzel kişilerce zorunlu olarak tayin edilen, gerekse gerçek kişilerce isteğe bağlı olarak ya da iş yeri açma ve çalışma ruhsatı vermeye yetkili kuruluşun veyahut kolluk kuvvetinin talebine bağlı olarak tayin edilen mesul müdürün sigortalı olması gerektiği tartışmasızdır.

Tüzel kişilik tarafından tayin edilen mesul müdür, aynı zamanda tüzel kişiliğin ortağı ise (kendi şirketinden 4/a kapsamında sigortalı olarak bildirilemeyecek durumda olanlar) 4/b kapsamında sigortalı olacaktır.

Mesul müdür tayin edilen kişi dışarıdan bir kişi ise, bu kişinin 4/a kapsamında sigortalı olması gerekmektedir.

Genellikle mesul müdürlük sözleşmelerinin noterden yapılması aynı zamanda kolluk kuvvetleri ile ruhsat vermeye yetkili kuruluşlara mesul müdürlük bildirimlerinin yapılması nedeniyle, mesul müdür tayin edilen kişinin, yasal sürede Sosyal Güvenlik Kurumuna da bildirilmesi, İnternet salonu işleticilerinin ileride cezalarla karşılaşmamaları açısından önemlidir.

Yukarıda adı geçen yönetmeliklerde, mesul müdürün tam zamanlı çalışacağına dair bir hüküm bulunmadığı gibi, İnternet Toplu Kullanım Sağlayıcıları Hakkında Yönetmelikte mesul müdürün iş yeri sahibinin işinin başında bulunmadığı zamanlarda onun yerine yetkili olan kişi olarak tanımlanmış olması mesul müdürlerin kısmi zamanlı olarak da çalışabileceklerini göstermektedir.

IV. SONUÇ

İnternet salonlarının genellikle gerçek kişiler tarafından işletildiği, gerçek kişi işletmelerinde yasal zorunluluk olmamasına rağmen, gerek bazı ruhsat veren kuruluşlarca gerekse bazı yerlerdeki kolluk kuvvetlerince talep edilmesi nedeniyle gerçek kişiler tarafından da mesul müdür tayin edildiği görülmektedir. Tayin edilen mesul müdür ile işletme sahibi arasındaki ilişki hizmet akdine dayandığından, bu kişilerin 4/a kapsamında sigortalı olmaları kaçınılmazdır.

Mevzuatta, mesul müdürlerin kısmi zamanlı çalışmayacağı yönünde bir hüküm bulunmamaktadır. Yapılan mesul müdürlük sözleşmesine göre (sözleşmede çalışacağı zaman dilimi belirtilerek) kısmi zamanlı çalıştırılmaları, bu şekilde çalışanlarında çalıştıkları gün kadar Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmeleri mümkündür.

Hiç bildirim yapmayan İnternet salonu işleticileri, sonradan tespit edilen mesul müdürlük belgeleri nedeniyle ağır idari para cezaları ile karşılaşmaktadırlar. Ceza ile karşılaşmamak için tüm çalışanların olduğu gibi, mesul müdürlerin de yasal sürelerde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmelerinde yarar vardır.

________________________________________

(*) Bozüyük Sosyal Güvenlik Merkezi Müdür V. İşletme Bilim Uzmanı

(1) 10.08.2005 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanmıştır.

(2) Yetkili idare; Belediye sınırları ve mücavir alanlar dışı ile kanunlarda münhasıran il özel idaresine yetki verilen hususlarda il özel idaresini; büyükşehir belediyesi sınırları ve mücavir alanlar içinde büyükşehir belediyesinin yetkili olduğu konularda büyükşehir belediyesini, bunların dışında kalan hususlarda büyükşehir ilçe veya ilk kademe belediyesini; belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde belediyeyi ve organize sanayi bölgesi sınırları içinde organize sanayi bölgesi tüzel kişiliğini ifade eder.

(3) 01.11.2007 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanmıştır.

S.Mehmet KELEŞ(*)

Sosyal Güvenlik Denetmeni

İbranamenin Geçerliliği Sorunu

İBRANAMENİN GEÇERLİLİĞİ SORUNU(1)

İbra “aklama” ya da “temize çıkarma” anlamına gelmektedir. İş Hukuku boyutuyla ibraname ise; işçinin işten ayrılırken yasal tüm alacaklarını aldığına ve işverenden herhangi bir alacağı kalmadığına ilişkin olarak işverene verdiği imzalı belgeye denmektedir.

İbraname her şeyden önce bir sözleşme türüdür. İbra sözleşmesi çalışma ilişkilerinde “ibraname” adıyla yaygın bir uygulama alanı bulmaktadır. Buna rağmen ibraname, 4857 sayılı İş Kanunu’nda ya da 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu’nda düzenlenmemekteydi. Ancak, 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nda ibranameye ilişkin ayrıntılı düzenlemelere yer verilmiştir.

6098 sayılı Yeni Borçlar Kanunu’nun 132 nci maddesine göre; borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belirli bir şekle tabi tutulmuş olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilmektedir. Her ne kadar, bahse konu 132 nci maddeyle ibranameye ilişkin şekil serbestisi öngörülmüşse de, bu serbesti işçi ve işveren tarafları için aynı Kanunun 420 nci maddesiyle sınırlandırılmıştır. 6098 sayılı Kanunun 420 nci maddesine göre; işçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmesinin yazılı olması, ibra tarihi itibariyle sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması, ibra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi ve ödemenin hak tutarına nazaran noksansız ve banka aracılığıyla yapılması şarttır. Bu unsurları taşımayan ibranameler ise hükümsüz kabul edilmektedir.

İş sözleşmesinin feshini izleyen bir aylık süre içinde ibraname düzenlenememesi ve ödemelerin banka aracılığıyla yapılması zorunluluğu 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Yeni Borçlar Kanunu ile düzenlenmiş olduğu için, bu tarihten sonra düzenlenecek olan ibranameler için geçerlidir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 19 uncu maddesinde, iş sözleşmesinin feshine itiraz bakımından bir aylık hak düşürücü süre öngörülmüş olmakla birlikte, feshi izleyen bir ay içinde işçinin işe iade davası açma hakkı bulunmaktadır. Bu nedenle, bir aylık süre işçinin eski işine dönüp dönmeyeceğinin tespiti bakımından önemlidir.

Diğer taraftan, bir aylık bekleme süresi kısmi ibra açısından işçinin bir kısım işçilik alacaklarının ödenmesinin bir ay süreyle gecikmesi anlamına gelse de, bir aylık bekleme süresi ibra sözleşmelerinin düzenlenme zamanıyla ilgili olup ifayı ilgilendiren bir durum değildir. Başka bir deyişle, işçinin fesihle birlikte muaccel hale gelen kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve ücret haklarının ödeme tarihi bir ay süreyle ertelenmiş değildir.

Ödemelerin banka aracılığıyla yapılma zorunluluğu ise, ödemeye dair ispat sorunlarını ortadan kaldırmaya yönelik bir düzenlemedir. Bu zorunluluk sadece işçinin alacaklı olduğu durumlar için geçerlidir. İşverenin cezai şart, eğitim gideri veya zarar tazminine yönelik olarak talep ettiği, yani işçinin işverene borçlu olduğu durumlarda, taraflar herhangi bir sınırlamaya tabi olmaksızın işçinin borçlarını ibra yoluyla sona erdirebilirler. Alacağın gerçek tutarda ödendiğini içermeyen ibranameler veya ibra beyanını muhtevi diğer ödeme belgeleri, içerdikleri miktarla sınırlı olarak makbuz niteliğindedir. Bu halde dahi ödemelerin banka aracılığıyla yapılma zorunluluğu bulunmaktadır.(2)

İş ilişkisi devam ederken düzenlenen ibranameler hükümsüzdür. İşçi bu dönemde işverene bağımlı durumdadır. Bu nedenle, iradesi dışında ibra sözleşmesi imzalamaya yönelmesi mümkündür.(3)

İbranamenin tarih içermemesi ve içeriğinden de fesih tarihinden sonra düzenlendiğinin açıkça anlaşılamaması halinde ibraname geçerli kabul edilmemektedir.(4)

İbraname varlığı tartışmasız olan bir borcun sona erdirilmesine yöneliktir. Varlığı şüpheli ya da tartışmalı olan borçların ibra yoluyla sona ermesi mümkün değildir. Bu nedenle, işçinin hak kazanmadığı ileri sürülen bir borcun ibraya konu olabilmesi mümkün değildir. Ayrıca, işverenin savunması ya da kayıtları ile çelişen ibranamelerin geçersiz olduğu kabul edilmelidir.(5) Ancak, ibranamede yer alan işçilik alacaklarının bir kısmı yönünden savunmayla çelişkinin varlığı halinde ibraname bütünüyle geçersiz sayılmaz. İşverenin savunmayla çelişmeyen kısımlar yönünden ibra iradesi dikkate alınır.(6)

İbra sözleşmelerinde, alacağın tamamının ödenmiş olması durumunda borç ifa yoluyla sona ermiş olur. Kısmi ödeme yapılmışsa, ibraya değer verilmemekte ve yapılan ödemelerin makbuz hükmünde olduğu kabul edilmektedir.(7) İşçinin ibranamede yasal hakkını saklı tuttuğuna dair ihtirazi kayda yer vermesi ise ibra iradesinin bulunmadığı şeklinde değerlendirilmelidir.(8)

_____________________________________

(1) Bu makalede yer alan görüş ve düşüncelerin tamamı yazara ait olup, çalıştığı kurumun görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır.

(2) Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E:2011/40319, K:2011/35307, Tarih: 06.10.2011.

(3) Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E:2008/41165, K:2010/29240, Tarih:15.10.2010.

(4) Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E:2008/37441, K:2010/31943, Tarih: 05.11.2010.

(5) Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E:2008/37372, K:2010/31566, Tarih: 04.11.2010.

(6) Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E:2008/33597, K:2010/20380, Tarih: 24.06.2010.

(7) Yargıtay 9. Hukuk Dairesi. E:2008/40992, K:2010/39123, Tarih:21.10.2010.

(8) Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E:2008/40032, K:2010/31666, Tarih:04.11.2010.

Cem BALOĞLU

Çal. ve Sos. Güv. Bak.

İş Müfettişi

Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından:

ULUSAL İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KONSEYİ YÖNETMELİĞİ

(05.02.2013 tarih ve 28550 sayılı R.G de yayımlanmıştır.)

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Amaç ve kapsam

MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyinin kuruluş amacını, oluşumunu, görevlerini ve çalışma usul ve esaslarını düzenlemektir.

Dayanak

MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik; 20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 21 inci maddesine ve 16/3/2004 tarihli ve 25404 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2/3/2004 tarihli ve 2004/6958 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki İş Sağlığı ve Güvenliği ve Çalışma Ortamına İlişkin 155 Sayılı Sözleşmeye dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelikte geçen;

a) Bakanlık: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığını,

b) Başkan: Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Başkanını,

c) Konsey: Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyini,

ç) Müsteşar: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşarını,

ifade eder.

İKİNCİ BÖLÜM

Konseyin Kuruluş Amacı, Oluşumu ve Görevleri

Konseyin kuruluş amacı

MADDE 4 – (1) Konsey, ülke genelinde iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili politika ve stratejilerin belirlenmesi için tavsiyelerde bulunmak üzere kurulmuştur. Konsey, çalışmalarında ulusal ve uluslararası gelişmeleri ve ülke koşullarını göz önünde bulundurur. Çalışma hayatının iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili mevcut şartlarının iyileştirilmesi ve güvenlik kültürünün ülke genelinde yaygınlaştırılması amacıyla üyelerin işbirliği içinde çalışmasını esas alır. İş sağlığı ve güvenliği alanında ülke politikalarını oluşturmada tarafların görüş ve düşüncelerinin alınmasını sağlar.

Konseyin oluşumu

MADDE 5 – (1) Konsey, Müsteşarın başkanlığında aşağıda belirtilen üyelerden oluşur:

a) Bakanlık İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürü, Çalışma Genel Müdürü, İş Teftiş Kurulu Başkanı ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından bir genel müdür,

b) Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığından ilgili birer genel müdür,

c) Yükseköğretim Kurulu Başkanlığından bir yürütme kurulu üyesi, Devlet Personel Başkanlığından bir başkan yardımcısı,

ç) İşveren, işçi ve kamu görevlileri sendikaları üst kuruluşlarının en fazla üyeye sahip ilk üçünden, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinden, Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonundan, Türk Tabipleri Birliğinden, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğinden ve Türkiye Ziraat Odaları Birliğinden konuyla ilgili veya görevli birer yönetim kurulu üyesi,

d) İhtiyaç duyulması hâlinde İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürünün teklifi ve Konseyin kararı ile belirlenen, iş sağlığı ve güvenliği konusunda faaliyet gösteren kurum veya kuruluşlardan en fazla iki temsilci.

(2) Birinci fıkranın (d) bendi kapsamında belirlenen Konsey üyeleri, iki yıl için seçilir ve üst üste iki olağan toplantıya katılmaz ise ilgili kurum veya kuruluşun üyeliği sona erer.

Konseyin görevleri

MADDE 6 – (1) Konseyin görevleri şunlardır:

a) Ulusal iş sağlığı ve güvenliği politika ve stratejileri için öneriler geliştirmek ve alınan kararların kurumlarda uygulanmasını tavsiye etmek,

b) İş sağlığı ve güvenliği konusundaki ihtiyaç ve öncelikleri dikkate alarak Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Politika Belgesi, hedefler ve eylem planının belirlenmesi için öneriler geliştirmek,

c) Çalışanların ve işverenlerin iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili konularda eğitimleri, bilgilendirilmeleri, bilinçlendirilmeleri ile iş sağlığı ve güvenliği kültürünün oluşturulması konusunda görüş bildirmek,

ç) İş sağlığı ve güvenliği konularında araştırma ve geliştirmeye yönelik projeler önermek,

d) Ülke çapında yapılacak iş sağlığı ve güvenliği alanındaki seminer, konferans gibi faaliyetleri yıllık olarak planlamak ve değerlendirmek,

e) Gerekli görülmesi durumunda çalışma grupları kurmak ve üyelerini belirlemek,

f) İş sağlığı ve güvenliği konusunda toplum ve çalışan yararını gözeterek, Bakanlık ve diğer kurumlar arası koordinasyon, bilgi paylaşımı ve işbirliğine katkı sağlamak,

g) İş sağlığı ve güvenliğinin izleme ve inceleme çalışmalarında bulunmak,

ğ) Konsey üyelerinin temsil ettikleri kurum ve kuruluşlarda, Konsey toplantılarında alınan her türlü karar ve düzenlemenin ve iş sağlığı ve güvenliği mevzuatının uygulanmasını izlemek, görüş ve önerilerde bulunmak,

h) Her yıl Mart ayı sonuna kadar, politika belgesi ve eylem planı kapsamında bir önceki yıla ait kurum faaliyet raporunu Konsey sekretaryasına iletmek.

Başkanın görev ve yetkileri

MADDE 7 – (1) Başkanının görev ve yetkileri şunlardır:

a) Konsey toplantılarına başkanlık yapmak,

b) Konseyin toplanma tarihi ve yerine karar vermek,

c) Üyeler tarafından gönderilen gündem önerilerini dikkate alarak Konsey gündemini onaylamak,

ç) Konseyin görüşleri doğrultusunda, çalışma gruplarında yer alacak üyeleri ve başkanlarını belirlemek,

d) Konseyin ve çalışma gruplarının faaliyetlerinin verimli ve düzenli bir şekilde yürütülmesini sağlamak,

e) Konseyde alınan kararları Bakana sunmak,

f) Konseyin faaliyetleri ile ilgili toplantı ve görüşmelerde Konseyi temsil etmek ve kamuoyunu bilgilendirmek.

Konsey sekretaryası

MADDE 8 – (1) Konseyin sekretaryası, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğünce yürütülür.

(2) Sekretaryanın görevleri şunlardır:

a) Toplantı tarihini, yerini ve gündemini içeren davet yazılarını hazırlamak ve Konsey üyelerine bildirmek,

b) Konsey çalışmalarının tutanak, dosyalama, evrak işlemleri ile arşiv faaliyetlerini yürütmek,

c) Konsey ve çalışma gruplarının toplantıları için gerekli organizasyon ve koordinasyonu sağlamak,

ç) İlgili kurum ve kuruluşlarla iletişim ve bilgi akışını sağlamak,

d) Oluşturulan görüş, öneri ve faaliyet raporlarını Başkana sunmak,

e) Çalışma grupları üyeleri arasındaki koordinasyonu sağlamak, çalışmalarının ilerlemesini ve faaliyetlerini izlemek.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Konseyin Çalışma Usul ve Esasları

Çalışma usul ve esasları

MADDE 9 – (1) Konsey, yılda iki defa olağan toplanır. Bu toplantılar her yılın Haziran ve Aralık aylarında yapılır. Başkanın veya üyelerin üçte birinin teklifi ile olağanüstü olarak da toplanabilir.

(2) Konsey üyesi olarak Bakanlığa bildirilmiş olan üyenin toplantılara katılımı esastır.

(3) Konsey üyeleri ihtiyaç duymaları halinde toplantılara ilgili uzman personel ile katılabilirler. Çalışma grubu üyeleri de toplantıya davet edilebilir.

(4) Konsey üyelerine, olağan ve olağanüstü toplantıya davet yazısı toplantı gününden en az bir ay önce gündem taslağı ile birlikte gönderilir.

(5) Yıllık olağan ve olağanüstü toplantılar öncesinde Konsey üyeleri, gündem maddesi önerilerini ve toplantıya katılıp katılamayacaklarını en geç yedi gün önce Konsey sekretaryasına yazılı olarak bildirirler.

(6) Konsey üyeleri ve Konsey üyeleri dışındaki gerçek ya da tüzel kişiler, iş sağlığı ve güvenliği alanında ele alınması ve üzerinde çalışılmasını gerekli gördüğü konuları yazılı olarak Konsey sekretaryasına bildirebilir.

(7) Toplantı yetersayısı temsilcilerin salt çoğunluğudur.

Gündem

MADDE 10 – (1) Konseyin toplantı gündemi; Konsey üyelerinden, çalışma gruplarından veya Konsey üyeleri dışındaki gerçek ya da tüzel kişilerden gelen öneriler doğrultusunda İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğünün teklifi ve Konsey Başkanının onayı ile belirlenir.

Karar alma

MADDE 11 – (1) Konsey, toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar verir. Konsey üyeleri dışındaki temsilcilerin oy hakkı yoktur. Oyların eşitliği hâlinde başkanın oyu yönünde karar alınır. Çekimser oy kullanılamaz.

(2) Alınan kararlar toplantı tutanağı ile kayıt altına alınır ve tutanak toplantıya katılan üyeler tarafından imzalanır. Karara katılmayan üye, gerekçelerini tutanakta belirtir.

Çalışma grupları ve görevleri

MADDE 12 – (1) Çalışma grupları, Konsey üyesi kurum ve kuruluşlar ile Konsey dışındaki gerçek ya da tüzel kişilerin önerdikleri konu başlıkları ile ilgili olarak Konseyce uygun bulunması halinde kurulur. Çalışma grubunun üyeleri ve başkanı Konsey Başkanı tarafından belirlenir.

(2) Çalışma grubu üyesi olarak; Konsey üyeleri, uzmanlık alanlarına göre üniversite, sivil toplum kuruluşları, özel sektör, kamu kurumları ve yerel yönetim temsilcileri belirlenebilir. Ayrıca Konsey üyesi, çalışma grubu çalışmalarında yer almak üzere, kendi kurumundan konuyla ilgili başka bir temsilciyi görevlendirebilir.

(3) Çalışma grupları, Konsey tarafından karar verilen çalışma konusu ve süresi ile ilgili çalışma planını hazırlayarak sekretaryaya gönderir.

(4) Çalışma grubu, yürüttüğü çalışmalar hakkındaki bilgileri, yıllık olağan toplantı tarihinden onbeş gün önce sekretaryaya iletir.

(5) Çalışma grupları çalışmalarını tamamladıktan sonra, çalışma grubu Başkanı sekretaryaya yazılı olarak sonuç raporunu gönderir ve ilk Konsey toplantısında raporunu sunar.

Konsey faaliyetlerinin desteklenmesi

MADDE 13 – (1) Konsey faaliyet ve çalışmaları, Genel Müdürlükçe, 5/3/2004 tarihli ve 25393 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İşçi Ücretlerinden Ceza Olarak Kesilen Paraları Kullanmaya Yetkili Kurulun Teşekkülü ve Çalışma Esasları Hakkında Yönetmelikte belirtilen Kurula teklif edilecek projelerin kabul edilen kısmıyla desteklenir.

Yürürlük

MADDE 14 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 15 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı yürütür.

İşletme Belgesi Hakkında Yönetmeliğin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Yönetmelik

10 Şubat 2013 PAZAR

Resmî Gazete

Sayı : 28555

YÖNETMELİK

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından:

İŞLETME BELGESİ HAKKINDA YÖNETMELİĞİN YÜRÜRLÜKTEN

KALDIRILMASINA DAİR YÖNETMELİK

MADDE 1 – 4/12/2009 tarihli ve 27422 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İşletme Belgesi Hakkında Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 2 – Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3 – Bu Yönetmelik hükümlerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı yürütür.

R57 Shell – r57.txt

Türkiye başta olmak üzere Dünya çapında son dönemlerde en iyi şekilde yaygınlaşan Webmaster kullanıcıları tarafından son hızla kullanılmaya başlayan 2005 yılında fâaliyet göstermeye başlayan, kullanıcıların göz bebeği olan c99 shell tanıtımını siz değerli Çanakkale ruhu ziyaretçilerimize yapacağız. Sheller genellikle php, aspx. ve benzeri gibi yazılım dilleri ile kodlanmaktadır. İlgili yazılan bir shell materyalı bir sunucu veya web sitesine atıldığı üzere; Sunucu içerisinde eğer ki önlem bulunmuyorsa sunucu üzerinde bulunan tüm web sitelerine erişim yapılmasını, Dosyaların okunması, Değiştirilmesini sağlayabilen bir özelliğe sahip olabilirsiniz.

Bu ilgili yukarıda bahsettiğimiz konudan dışarı ise Root sunucunuza backconnect adını yaparak kernel sürümünüze göre Exploit temin edebilir, sunucunuza root erişiminide mümkün kılabilecek özelliktir. Php olarak bilinen shellerden, r57.txt tüm kodlarını kopyala yapıştır yaparak sunucuza yüklendiği taktirde hacker olarak adlandırılan shelli atan kişiler tarafından öncelikle önemli olan verilerinizi yedekleyebilir, Sonrasında sitenize index.php ile oynayabilir veya verilerinizi komple silebilme imkanına sahip olmaktadır. Bunlardan korunmak için öncelikle Panel, whmcs, cpanel, gibi Ftp şifrelerinizin web sitelerinize ait tüm şifrelerinizi tahmin edilmesine göre zor ve karışık olması, harf, rakam, karekter içeren bir algoritma benzeri ile oluşturmanız tavsiye edilir. Bu kuralları tamamladıktan hemen sonra ise c99.txt gibi Shell materyal kodlarından korunmak istiyorsanız dosyalarınızın yazma izinlerini asla ve asla “0777” veya “0644” olarak bırakmanız kesinlikle yanlış olacaktır. Dosya izinlerinizi “0444” gibi yapmanızda fayda var.

Aslında yukarıda yer alan Sheller genellikle son dönemlerde bazı kendini bilmez, zararlı olarak kullanılmaktadır. fakat Shell yapım aşaması 2005 yılında faaliyete geçtiği günden itibaren Webmaster kullanıcılar tarafından aşırı derecede kullanılmaktadır. Bu script’in yapılmasının tek nedeni ise Ftp şifrelerin unutulması ve tek bir .php dosyası üzerinden Tüm web siteyi yönetmek ve Sunucuya erişim sağlamaktı amacı. fakat Zararlı olarak bilinmesinin tek nedeni ise, Web sitelerinde bulunan açıklar yüzünden hack indexleri atıldığı için İyi konumdan Kötü konuma geçmiş hale geldi. Bunun için sizlerde iyi niyetiniz ile kullanmanızı tavsiye ederiz. Yabancı sitelere erişim sağladığıız an itibari ile Backlink kodlarınızı eklemeniz ve hiç bir zarar vermemenizi tavsiye ederiz.

R57 Shell Komutları Hakkında bilinmeyen ve öğrenmek isteyenler için vereceğimiz Bu bağlantı üzerinden tüm r57 ve c99 shell komutlarını öğrenebilme olabilir, Web sitelerinizi Toplist dizine ekleyerek Popüler değerinizi rahatlıkla yükseltebilirsiniz.

ikinci el eşya ikinci el saat alan yerler ikinci el eşya alanlar escort bayan escort bayan escort bayan