KDV siz fatura düzenlenerek malın başka bir şirkete devri

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIGI

(Mükellef Hizmetleri Katma Değer Vergisi Grup Müdürlüğü)

25/06/2012

Sayı: B.07.1.GİBA.34.17.01-KDV.16-1964

Konu: Gümrük antreposundaki KDV siz fatura düzenlenerek malın başka bir şirkete devrinde elde edilen kazancın vergilendirilmesi, satış işleminden elde edilen kazancın yurtdışından elde edilen hasılat olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği ve Ba Bs formlarına dahil edilip edilmeyeceği hakkında .

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, yurtdışından ithal edilen malların gümrük bölgesinde yer alan antrepodan yurtiçinde bulunan bir firmaya KDV ‘siz fatura düzenlenerek devredildiği belirtilerek yapılan bu alım satım işleminin KDV beyannamesinde nasıl beyan edileceği, Ba-Bs formlarına dahil edilip edilmeyeceği ve satış işleminden elde edilen kazancın yurtdışından elde edilen hasılat olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

I-KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN

4458 sayılı Gümrük Kanununun 93 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında gümrük antreposu, gümrük gözetimi altında bulunan eşyanın konulması amacıyla kurulan ve kuruluşunda aranılacak koşulları ve nitelikleri yönetmelikle belirlenen yer olarak belirlenmiştir.

Gümrük Yönetmeliğinin 333 üncü maddesinin birinci fıkrasında da gümrük antrepolarında depolanan eşyanın satış suretiyle başkasına da devredilebileceği, bunun için devreden ve devralanın isteklerinin, ilgili gümrük idaresine yazılı olarak bildirilmesi gerektiği, bu devir isteğinin idarece kabulünün, eşyaya ait gümrük vergileri ile para cezalarının devralan tarafından üstlenilmesine bağlı olduğu hükmüne yer verilmiştir.

Bu çerçevede, yurt dışından satın alınan gümrük antreposuna konulan malların yurt içinde bulunan bir şirkete satılması dolayısıyla elde edilen hasılatın yurtiçi hasılat olarak değerlendirilmesi ve ilgili dönemde kurum kazancına dahil edilerek vergilendirilmesi gerekmektedir.

II-VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 148, 149 ve Mükerrer 257 nci maddelerinin Maliye Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak, 350 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğiyle, bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin belirli bir haddi aşan mal ve hizmet alımlarını “Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)” ile; mal ve hizmet satışlarını ise “Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs)” ile bildirmeleri yükümlülüğü getirilmiş, 362 ve 381 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleriyle bu yükümlülüğe ilişkin açıklamalar yapılmış, 396 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile de söz konusu yükümlülüğün 2010 yılı ve müteakip yılların aylık dönemlerinde yerine getirilmesinde uygulanacak usul ve esaslar ile bildirim hadleri yeniden belirlenmiştir.

396 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin “1.2. Bildirime Konu Alış/Satışlar Ve Hadler” başlıklı bölümün (1.2.1.) bendinde “Bildirim mecburiyeti bulunan mükelleflerce, belirlenen hadler çerçevesinde yapılan her türlü mal ve/veya hizmet alış ve satışları, bunlara ilişkin belgenin türüne (Fatura, irsaliydi fatura, serbest meslek makbuzu, müstahsil makbuzu, gider pusulası, akaryakıt pompalarına bağlı ödeme kaydedici cihaz fişi, sigorta komisyon gider belgesi ve yolcu bileti gibi) bakılmaksızın Ba-Bs bildirim formlarına dahil edilecektir” açıklamasına yer verilmiştir.

Tebliğin (1.2.2.) bendinde de, mükelleflerin 2010 yılı ve müteakip yılların aylık dönemlerine ilişkin mal ve/veya hizmet alışları ile mal ve/veya hizmet satışlarına uygulanacak had 5.000 TL olarak yeniden belirlenmiştir.

Buna göre, bir kişi veya kurumdan katma değer-vergisi hariç 5.000 TL ve üzerindeki mal ve/veya hizmet alışları, “Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)” ile; bir kişi veya kuruma katma değer vergisi hariç 5.000 TL ve üzerindeki mal ve/veya hizmet satışları ise Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin

Aynı tebliğin (2.1.) bölümünde “Yükümlülük kapsamındaki mükelleflerin mal ve/veya hizmet alış/satışlarının aylık dönemler itibariyle bildirilmesi gerekmektedir. Mal ve/veya hizmet alış/satışlarının bildirilecekleri aylık dönemler, bunlara ilişkin belgelerin düzenlenme tarihi dikkate alınarak belirlenir” hükümleri yer almaktadır.

Bu kapsamda, Ba-Bs formlarının en önemli özelliklerinden biri, bu formların ekonomideki aktörler arasındaki mal ve hizmet hareketlerinin bağlantılarını ortaya çıkartabilmesidir. Bu yolla bir mükellefin mal ve hizmet alım/satım zinciri içerisindeki tüm mükellefler tespit edilebilmektedir.

Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda yurtiçi satış olarak değerlendirilen mal teslimi için fatura düzenlenmesi nedeni ile alıcı ve satıcı mükellefler tarafından mal ve hizmet alış-satışlarına ilişkin bildirim formları (Form Ba-Bs)’na dahil edilerek bildirimde bulunulması gerekmektedir.

III- KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN

KDV Kanununun 1/1 inci maddesinde, Türkiye’de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin, 1/2 nci maddesinde ise her türlü mal ve hizmet ithalatının katma değer vergisine tabi olduğu; 6 ncı maddesinde de, işlemlerin Türkiye’de yapılmasının, malların teslim anında Türkiye’de bulunmasını, hizmetin Türkiye’de yapılmasını veya hizmetten Türkiye’de faydalanılmasını ifade ettiği hüküm altına alınmıştır.

Öte yandan, KDV Kanununun 16/1-c maddesine göre, Gümrük Kanunundaki transit ve gümrük antrepo rejimleri ile geçici depolama ve serbest bölge hükümlerini uygulandığı malların teslimi KDV den istisna edilmiştir.

Buna göre; şirketler tarafından yurt dışından satın alınan gümrük antreposundaki henüz millileştirilmemiş malların Türkiye’de yerleşik firmaya  teslimi Kanunun 16/1-c maddesi uyarınca KDV den müstesnadır.

Bir önceki yazımız olan Yatırımcı Koruma Fonu Yönetmeliği başlıklı makalemizde Fon Gelirleri, Fon Varlığının Kullanılış Şekil ve Esasları ve Fona katılım hakkında bilgiler verilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir