Archive for Finans Haberleri

Antalya’ya Almanların ilgisi arttı


Antalya Kültür ve Turizm Müdürlüğü verilerinden yaptığı derlemeye göre, geçen yıl Antalya’ya 10 milyon 868 bin 688’i yabancı, 463 bin 152’si de yerli olmak üzere toplam 11 milyon 331 bin 840 turist geldi.

Kente gelen yabancı turist sayısı 2014 yılına göre yüzde 5,54 azaldı, yerli turist sayısı ise yüzde 6,27 artış gösterdi. Yerli ve yabancı toplam turist sayısı bir önceki yıla göre yüzde 5,11 geriledi.

Antalya’yı 2014 yılında 11 milyon 506 bin 350’si yabancı, 435 bin 833’ü de yerli olmak üzere toplam 11 milyon 942 bin 183 turist ziyaret etmişti. Buna göre 2015 yılında kente gelen yabancı turist sayısı, bir önceki yıla göre 637 bin 662 kişi azaldı.

– Alman turist arttı, Rus turist azaldı

Antalya’ya geçen yıl 50’nin üzerinde ülkeden turist geldi. Toplam ziyaretçinin yüzde 28,97’sini Almanlar, yüzde 26,11’ini de Ruslar oluşturdu.

Geçen yıl Almanya’dan gelen turist sayısı 2014’e göre yüzde 5,38 (160 bin 881) artarak 3 milyon 148 bin 458’e ulaştı.

Rusya’dan gelen turist sayısı ise bir önceki yıla göre yüzde 18,65 azalarak 2 milyon 838 bin 134 kişiye düştü. Rusya’dan gelen turist sayısında sayısal azalma 650 bin 873 kişi olarak belirlendi.

Antalya’ya geçen yıl Hollanda’dan 503 bin 188, İngiltere’den 461 bin 482, İsveç’ten 335 bin 875, Ukrayna’dan 317 bin 530, Kazakistan’dan 268 bin 459, Belçika’dan 244 bin 519, Polonya’dan 241 bin 449, Danimarka’dan 218 bin 469 kişi geldi. Bir önceki yıl ile kıyaslandığında Rusya’nın yanı sıra Hollanda, İsveç, Kazakistan, Belçika, Polonya, Danimarka, Avusturya, Norveç, İsviçre, Belarus, Finlandiya, Çek Cumhuriyeti, Fransa, İran, İtalya, Slovenya, Yunanistan, İspanya, Portekiz, Ermenistan’tan gelen turist sayısı azaldı.

Almanya’nın yanı sıra Fransa, Ukrayna, Slovakya, İsrail, Romanya, Litvanya, Macaristan, Moldova, Sırbistan, Estonya, Letonya, Azerbaycan, Bosna-Hersek, ABD, Lübnan, Suriye, Cezayir’den gelen ziyaretçi sayısı ise arttı.

– Aralık ayı rakamları

Bu arada, geçen yılın aralık ayında Antalya’ya gelen yabancı sayısı, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 24,15 azalarak 99 bin 187 kişi olarak gerçekleşti.

Aralıkta Almanya’dan gelen turist sayısı yüzde 21,46, Hollanda’dan gelen turist sayısı yüzde 12,55, İngiltere’den gelen turist sayısı yüzde 25,28, Belçika’dan gelen turist sayısı yüzde 17,89, Rusya’dan gelen turist sayısı yüzde 65,95 geriledi.

Söz konusu ayda İsrail’den gelen turist sayısı yüzde 115,70, İran’dan gelen turist sayısı yüzde 198,99, Azerbaycan’dan gelen turist sayısı ise yüzde 344,35 artış gösterdi.

Antalya’yı 2014 ve 2015 yıllarında ziyaret eden turist sayısı ve oransal değişim şöyle:

Milliyet

2014 (kişi)

2015 (kişi)

Değişim (yüzde)

Almanya

2.987.577

3.148.458

5,38

Rusya Federasyonu

3.489.007

2.838.134

-18,65

Hollanda

548.040

503.188

-8,18

İngiltere

449.598

461.482

2,64

İsveç

376.058

335.875

-10,69

Ukrayna

286.764

317.530

10,73

Kazakistan

269.285

268.459

-0,31

Belçika

271.621

244.519

-9,98

Polonya

244.441

241.449

-1,22

Danimarka

221.424

218.469

-1,33

Piyasalardaki risk algısını 2016’da Çin belirleyecek

Yeni yılın ilk haftasında Çin hisse senedi ve döviz piyasalarından kaynaklanan volatilite (oynaklık) tüm küresel piyasaları etkisi altına alırken, Çin’in bu yıl boyunca piyasalardaki risk algısını belirleyen en önemli faktör olabileceği belirtiliyor.

Geçen yıl ekonomik büyümesine ilişkin endişelerle gündemin üst sıralarında yer alan Çin, borsasında yaşanan sert düşüşlerle 2016’nın ilk günlerinden piyasaların odak merkezine yerleşti.

Yeni yılın ilk işlemlerinin yapıldığı haftaya imalat sanayiinde daralmaya işaret eden verilerle başlayan Çin’de, bu durum Şanghay borsasında kayıpların yüzde 7’ye ulaşmasına ve işlemlerin durdurulmasına yol açtı.

Çin Merkez Bankasının (PBoC) piyasaya likidite sağlaması ve döviz piyasasına müdahalesiyle sonraki iki günde borsadaki kayıpların bir kısmı geri alınsa da dün PBoC’nin, yuanın günlük referans kurunu yüzde 0,5 devalüe etmesi sonrasında hisse senedi piyasalarında yeniden sert düşüş görüldü. Kayıpların yüzde 7’yi bulmasıyla işlemler yeniden durdurulurken, böylece Çin borsasında tarihin en kısa seansı gerçekleşti.

Pazartesi gününden dünkü kapanışa kadar geçen 4 günlük sürede ise Şanghay bileşik endeksinin kayıpları yüzde 12’yi buldu. Çin borsasındaki bu panik satışları, başta bölge ekonomileri olmak üzere diğer ülke borsa ve para birimlerine de yansıdı.

Söz konusu süreçte Japonya’da Nikkei endeksinde yüzde 5,6’lık, Almanya’da DAX 30 endeksinde yüzde 4,8’lik, İngiltere’de FTSE 100 endeksinde yüzde 4,6’lık ve ABD’de Standard

‘Rusya meselesinin daha fazla büyümesini istemiyoruz’


Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı krizin önemli ve ciddi bir kriz olduğunu ama aşılamayacak bir kriz olmadığını ifade eden Kurtulmuş, Türkiye’nin büyük bir devlet refleksiyle birikimle hareket ettiğini, meseleye teenni ile yaklaştığını söyledi.

Kızgınlıkla bir takım hislerle üst perdeden konuşmanın mümkün olduğunu ama bunun sonuçları bulunduğunu kaydeden Kurtulmuş, “Teenni ile hareket edeceğiz, bütün olasılıkları hesap ederek, Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı krizin rahatlıkla aşılması için üzerimize düşen her türlü sorumluluğu yerine getireceğiz, buna mukabil de teyakkuz halinde olacağız. Olası en kötü senaryoya da Türkiye’yi hazırlayacak şekilde sınırlarımızı, egemenliğimizi, Türkiye’nin ekonomik menfaatlerini, siyasi menfaatlerini koruyup kollayabilecek bir kararlılıkla teyakkuz içinde hareket edeceğiz” diye konuştu. Read more

Altın satışları ramazanda yüzde 75 gerileme

Altın ve Para Piyasaları Uzmanı Mehmet Ali Yıldırımtürk, ramazan ayında altın alım-satımında durgunluğun hakim olduğunu belirterek, “Kuyumculuk sektöründe cirolar ramazan ayı itibarıyla bir önceki haftaya göre yüzde 75 geriledi, oldukça zayıf bir seyir var” dedi.

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Yıldırımtürk, düğün sezonunun başlamasıyla birlikte piyasaların hareketlendiğini ve bu hareketlenmenin ramazan ayının başlamasına kadar sürdüğünü ifade etti.

Her yıl olduğu gibi bu yılki ramazan ayında da altın alım-satımında durgunluğun hakim olduğunu aktaran Yıldırımtürk, “Kuyumculuk sektöründe cirolar ramazan ayı itibarıyla bir önceki haftaya göre yüzde 75 geriledi, oldukça zayıf bir seyir var” diye konuştu.

Yıldırımtürk, hükümetin kurulmaması nedeniyle yatırımcıların beklemeye geçtiklerine işaret ederek, şunları kaydetti:

“Ayrıca, altın fiyatları beklenilen düşüş seviyesine henüz gelmedi. Altının gram fiyatı 100 TL’nin üzerinde olduğu zaman da yatırımcılar beklemeye geçiyor. Hatta 105 TL’nin üzerine çıktığı zaman satışa geçiyorlar. Hükümet kurulduktan sonra daha çok satış olacaktır diye düşünüyorum. Ramazanın üçüncü haftasından itibaren nişan ve düğün gibi törenler için alımlar artabilir ve okullar açılana kadar bu hareketlilik sürebilir. Bu durumda fiyatların etkisi de olacaktır. Dolar/TL’nin yüksek seyrettiği dönemde altın fiyatı dışarıda düşse bile içeride ters bir görünüm sergiliyor. Eğer hükümet kurulur ve ekonomi yönetimi piyasalar tarafından beğenilirse altın şu andaki seviyeden biraz daha aşağıda olur.”

Yıldırımtürk, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz artırımı yapmasıyla altındaki düşüş beklentisinin frenlenebileceğini savunarak, “Bu durum eylül ayına ötelendiği için piyasalar TL cinsinden yatırımlara yöneliyor” şeklinde konuştu.

Hükümet kurulana kadar ufak çaplı yükselişler görülse de ağustosun ortalarına kadar dövizde aşağı yönlü bir seyir beklediğini dile getiren Yıldırımtürk, “O da altın fiyatının bir miktar daha gerilemesi anlamına gelecektir. Altın gerilerse içeride hareketlilik artabilir ama altın yüksek kalırsa düğün için alımlar yapılsa da alım miktarları düşecektir. Fiyatlar 100 TL’nin altında kalırsa bu olumsuzluktan pozitif etkilenebilir. Piyasalarda hareketliliğin başlaması için hükümetin kurulması, erken seçimden çok daha iyi olur” yorumunu yaptı.

– Yurt içi talebe ramazan molası

Altın ve Para Piyasaları Uzmanı İslam Memiş ise geçen hafta para piyasalarının ABD’den gelecek faiz kararına odaklandığını belirterek, Fed’in faiz artırımına gitmemesiyle birlikte altının onsunun 1.200 dolara kadar yükseldiğini anımsattı.

Piyasalarda bu yükselişe karşı tepki alımları gerçekleştiğini aktaran Memiş, “Gram altın 105 TL’ye kadar yükseldi. İç piyasalarda bu olumlu haberle birlikte dolar/TL kuru düşüş gösterdi. Altın fiyatları da dolar kurunun sert düşüşünden olumsuz etkilenmiş oldu ve iç piyasalarda gram altın/TL fiyatı 105 TL’den 101.500 TL civarına kadar geriledi. Bu kısa vadeli dalgalı seyir tüm para birimlerinde olduğu gibi altın fiyatlarında da yaşanacaktır” diye konuştu.

Memiş, mayıs ayı ve haziran ayının yarısına kadar düğün sezonu nedeniyle altına olan talepte artış gerçekleştiğini belirterek, “Ramazan ayının başlamasıyla düğün sezonu bayramdan sonraya kaldı. Özellikle ramazan ayı boyunca vatandaşın altına talebi yok. Dolar fiyatı toparlandıkça altın fiyatı da toparlanıyor. İç piyasalarda bayrama kadar olan süreçte 101-105 TL arasındaki dalgalanmanın devamını bekliyoruz. Siyasetle ilgili haberler dolar kurunu 2.80 bandına kadar yükseltirse altın fiyatlarında 107-108 TL’yi görmemiz mümkün olacaktır” bilgisini verdi.

Piyasalarda bazı kesimlerin ortak hükümet kurulma çabasının sonuç vereceğini düşündüğünü ve bu düşüncenin satın alındığını aktaran Memiş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“AK Parti-MHP koalisyonunun kurulması ihtimali piyasaya yeni bir heyecan verdi. Bu iyimserlikle dolar/TL ve altın düşüşünü sürdürüyor. Ancak ben koalisyonun gerçekleşmeyeceğini ve kasım ayında erken seçim haberi gelmesini bekliyorum. Bayram sonrası daha çok hükümete dayalı nedenlerle piyasalar tekrar 3 aylık bekleyiş sürecine girebilir. Altında 100 TL’nin altına inen fiyatlar alım fırsatı. Bayramdan sonraki süreçte altın fiyatlarının 100 TL’nin altına inmeyeceğini düşünüyorum. Yıl sonu ve 2016 yılının ilk çeyreğinde altın fiyatlarında sert yükselişler görülebilir. Hem Çin’de hem de gelişmekte olan ülkelerde pozisyonlar artık altına kayıyor. Altın küresel piyasalarda da ons bazında dip seviyesini buldu.”

Memiş, şu sıralarda çeyrek altının 170 TL’den satıldığını ve en iyimser tabloda 165 TL’nin altına düşüşün olmayacağı öngörüsünde bulunarak, “Çeyrek altının 2016 yılında 180 TL’ye kadar yükselmesini bekliyorum. Cumhuriyet altını şu sıralarda 680 TL’den satış görüyor. 650 TL’nin altında cumhuriyet altını görmemiz zor olacaktır. Özellikle 2016 yılında cumhuriyet altının 750 TL sınırına kadar yükselmesini bekliyorum. Gram altın bilezik fiyatını şu anda 96 TL’den satıyoruz. Bu fiyatların da 105 TL’ye kadar yükselmesini bekliyorum. Hem doların hem altının her düşük fiyatı bir alım fırsatı olarak ön plana çıkabilir” yorumunu yaptı.

Kasım ayında erken seçim olabileceğine dikkati çeken Memiş, “Dolayısıyla bu belirsizliklerin yatırımcıyı sürekli alım yönünde ön planda tutmasını bekliyorum” diyerek sözlerini tamamladı.

(AA)

79 milyar avro bütçeli programdan Türk araştırmacılar da yararlanabilecek

Avrupa Birliği’nin (AB) araştırma destek programlarından Horizon 2020’nin ulusal açılış etkinliği, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık’ın katılımıyla, 4-5 Haziran’da İstanbul’da gerçekleştirilecek.

Avrupa Birliği Komisyonu’nun bilim ve teknoloji alanındaki çalışmaları desteklediği 30 yıllık çerçeve programları Horizon 2020 ile devam ediyor. İlk kez 2002-2006 yıllarında TÜBİTAK koordinatörlüğünde 6. Çerçeve Programına üye olan Türkiye, şimdi de 7. Çerçeve Programı’nın devamı olan Horizon 2020 Programı’nda (2014-2020) yer alacak. Program, Avrupa çapında araştırmacılar ve araştırma kuruluşları arasındaki işbirliği faaliyetlerini destekleyecek.

Horizon 2020 Programı’nın ulusal açılış etkinliği, 4-5 Haziran’da İstanbul’da gerçekleştirilecek. İki günlük etkinlikte AB Komisyonu yetkilileri ve uzmanlar tarafından Horizon 2020 Programı’nın içeriği, çağrıları ve katılım kuralları hakkında bilgi verilecek. Bilgi ve iletişim teknolojileri ile akıllı şehirler odaklı paralel oturumların yanı sıra araştırmacı dolaşımı ve bireysel araştırma faaliyetlerine yönelik destekler tanıtılacak. Etkinlikte ayrıca, proje yazma eğitimi düzenlenecek. 7. Çerçeve Programı’nda deneyim kazanmış akademi ve sanayi temsilcilerinin de bulunacağı etkinliğin, 700’ün üzerinde katılımcıya ev sahipliği yapması bekleniyor.

HORİZON 2020’NİN İLK ÇAĞRILARI AÇILDI

Horizon 2020 Programı kapsamında belli aralıklarla proje çağrılarına çıkılacak ve başarılı projelere parasal destek sağlanacak. Programın 2014-2015 dönemi ilk çağrıları 11 Aralık 2013’te açıldı. Çağrılara bilim insanları, KOBİ’ler, sanayi kuruluşları, kamu kurumları, bireysel araştırmacılar ve sivil toplum örgütleri başvuruda bulunabiliyor. Çağrılar kapsamında toplam 15 milyar avroluk fon, başarılı projelere dağıtılacak. Araştırmacılar ve kuruluşlar, bilgi iletişim teknolojileri, nanoteknoloji, biyoteknoloji, ileri üretim teknolojileri, robot ve uzay teknolojileri, sağlık, tarım ve gıda, denizcilik ve biyo-ekonomi, enerji, ulaştırma, iklim, çevre, kaynak verimliliği ve hammadde, sosyal bilimler ve güvenlik alanlarında Avrupalı paydaşları ile bir araya gelerek proje başvurularında bulunabilecek.

BAŞARILI TÜRK ARAŞTIRMACILARA TÜBİTAK’TAN ÖDÜL

Türk araştırmacılara kılavuzluk yapacak Ulusal Koordinasyon Ofisi (UKO), araştırmacı ve iş dünyası temsilcilerine proje hazırlama, sunma, hukuki ve finansal konularda yardım sağlayacak ve Avrupalı Ar-Ge ve yenilik aktörleri ile bir araya gelmelerine yardımcı olacak.

Bu süreçlerde araştırmacılara maddi destek sağlamak adına yeni bir teşvik mekanizması da oluşturuldu. Bu mekanizma ile araştırmacılara seyahat, organizasyon, proje yazma ve ön değerlendirme hizmetleri sunulacak. Bunun yanında, Horizon 2020 Programı’nda başarı sağlayan araştırmacılara projedeki rolleri ve bütçelerine bağlı olarak başarı teşvik ödülleri verilecek.