Archive for 13 Ocak 2013

VUK Genel Tebliği Sıra No:142

Maliye Bakanlığından:

VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ

(SIRA NO: 421)

(14.12.2012 tarih ve 28497 sayılı R.G de yayımlanmıştır.)

(Değişiklikler ilgili yerlerine işlenmiştir.)

1. Giriş

1.1. Elektronik fatura kullanımına ilişkin usul ve esasları belirleyen ve 5/3/2010 tarihli ve 27512 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 397) ile anonim ve limited şirketlerin elektronik fatura oluşturmalarına, alıcısına iletmelerine, muhafaza ve istenildiğinde ibraz etmelerine izin verilmiştir. 28/6/2012 tarihli ve 28337 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 397 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Tebliği (Sıra No: 416) ile de 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 232 nci maddesi kapsamında fatura düzenlemek zorunda olan mükelleflere elektronik fatura uygulamasından yararlanma hakkı tanınmıştır. Read more

VUK Tebliğe İlişkin Hükümler ve Mernis Adresinin Bilinen Adres Kavramındaki Yeri

Özet: “Vergi, resim, harç benzeri mali yükümler ile bunlara bağlı cezaların tebliğinin 213 sayılı Yasanın Tebliğe ilişkin hükümlerine göre gerçekleştirilmesi gerektiği, mernis adresine tebliğin, Tebligat Kanunu hükümlerinin vergilendirmeye uygulandığı şeklinde anlaşılmaması gerektiği, mernis adresinin Vergi Usul Kanununda belirtilen bilinen adresler olarak kabulünün gerektiği”
Giriş:

Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler ile buna bağlı cezaların tarh, tebliğ ve tahakkuku ile vergilendirmeye ilişkin diğer hazırlayıcı işlemlere ilişkin hükümler ayrı bir usul kanunu olan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nda(1) düzenlenmiştir. Vergilendirmeye ilişkin usul hukuku hükümlerinin ayrı bir usul kanununa tabi tutulması vergi hukukunun kendine özgü nitelik taşıması ve Yasa koyucunun iradesinin bu yönde oluşması ile ilgilidir. Vergilendirmeye ilişkin hangi tebligat hükümlerinin uygulanacağının tespitinden önce 213 sayılı Yasanın çerçevesinin belirtilmesi gerekmektedir. Yasanın 1. maddesinde 2. maddede yazılan gümrük vergileri dışında genel bütçeye, il özel idarelerine ve belediyelerine ait vergi resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler ile bunlara bağlı cezaların bu Yasa hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir. Vergi Usul Kanunu kapsamına giren vergilerin yargılama aşamasındaki usul hariç olmak üzere Tebliğine ilişkin bu Yasa’da yer verilen hükümler uygulanır. Read more

Yeni Türk Ticaret Kanunu'nun Değiştirilen Cezai Sorumluluk Halleri

Bilineceği üzere günümüz koşullarına uygun hale getirilmesi amacıyla uzun yıllardır üzerinde çalışılan Yeni “Türk Ticaret Kanunu”muz, TBMM.nde 13.01.2011 tarihinde 6102 Kanun numarası ile kabul edilmiş ve 14.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayınlanmış ve “Türk Ticaret Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun”un 43. maddesi ile yürürlüğünün başlangıcı 01.07.2012 tarihi olarak belirlenmişti.

Söz konusu kanunun daha yürürlüğe girmeden bir kısım hükümleri açısından (dergimiz okurlarının da izlediğini ve katıldığını tahmin ettiğim) ciddi eleştiriler aldığı görülmüş, bu nedenle yürürlüğe girmesine dört gün kala TBMM’nde elli maddelik bir kanun ile değişikliğe uğramıştır. Söz konusu değişiklik kanunu Resmi Gazete’nin 30.05.2012 tarih ve 28339 sayılı nüshasında yayınlanarak 6335 Kanun no. İle 1.7.2012 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunmaktadır. Read more

Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun Değiştirilen Cezai Sorumluluk Halleri

Bilineceği üzere günümüz koşullarına uygun hale getirilmesi amacıyla uzun yıllardır üzerinde çalışılan Yeni “Türk Ticaret Kanunu”muz, TBMM.nde 13.01.2011 tarihinde 6102 Kanun numarası ile kabul edilmiş ve 14.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayınlanmış ve “Türk Ticaret Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun”un 43. maddesi ile yürürlüğünün başlangıcı 01.07.2012 tarihi olarak belirlenmişti.

Söz konusu kanunun daha yürürlüğe girmeden bir kısım hükümleri açısından (dergimiz okurlarının da izlediğini ve katıldığını tahmin ettiğim) ciddi eleştiriler aldığı görülmüş, bu nedenle yürürlüğe girmesine dört gün kala TBMM’nde elli maddelik bir kanun ile değişikliğe uğramıştır. Söz konusu değişiklik kanunu Resmi Gazete’nin 30.05.2012 tarih ve 28339 sayılı nüshasında yayınlanarak 6335 Kanun no. İle 1.7.2012 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunmaktadır. Read more

Yıl içinde birden fazla Araç Alım Satımı Ticari Faaliyet Sayılır

İzmir 1. Vergi Mahkemesi

Esas No: 2012/322 Karar No : 2012/849

ÖZÜ: Yılı içinde birden fazla araç alım satımı ticari faaliyet sayılır.

İstemin Özeti: Davacı tarafından adına gelir vergisi, gelir geçici vergisi ve katma değer vergisi mükellefiyeti tesisine ilişkin işlemin, kendisinin ticari kazanç elde ettiği yönünde bir tespit bulunmadığı, geçmişe doğru mükellefiyet tesisinin kendisini cezalar ile karşı karşıya bırakacağı ve 6111 sayılı Yasa kapsamında yapılandırma imkanından yoksun bırakıldığı iddia edilerek iptali istenilmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Vergi Mahkemesince gereği görüşüldü:

Dava; gelir vergisi gelir geçici vergisi ve katma değer vergisi mükellefiyeti tesisine ilişkin işlemin iptali istemine ilişkindir.

Vergi Usul Kanununun 3/B maddesinde vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, şu kadar ki, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesinin ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğu hükme bağlanmıştır.

Gelir Vergisi Kanununun 1. maddesinde gerçek kişilerin gelirlerinin gelir vergisine tabi olduğu belirtilmiş, gelir, bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarı olarak tanımlanmış, 2. maddesinde gelirin unsurları 7 bent halinde sayılmış ve ticari kazanç bu unsurlar arasında belirtilmiş, 37. maddesinde de her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar ticari kazanç olarak kabul edilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden; ….Nakit Vasıtaları Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından yazı ile ekli listede yer alan adı geçenlerin iktisap ettikleri araçlara ilişkin bilgilerin yer aldığı, bu araçların ticari amaçla iktisap edilip kullanıldıklarının tespiti halinde mükellefiyet tesis edilmesi gerektiğinin bildirilmesi üzerine davacı nezdinde yoklama fişinin düzenlendiği, söz konusu yoklamada davacı tarafından …. plakalı aracın tatile gitmek için satın alındığı, herhangi bir ticari faaliyetin yapılmadığı, tatil dönüşü aracın satıldığı, davacının ticari faaliyetinin bulunmadığı ve sigortalı olarak çalıştığının tespit edildiği, daha sonra EVDO sisteminde “Vergi Kimlik Nmuarası ile Araç Bilgilerini Sorgulama” yoluyla davacının çok sayıda araç alıp sattığının tespit edilmesi üzerine dava konusu mükellefiyet tesisi işleminin yapıldığı anlaşılmaktadır.

Anılan yasa hükümleri değerlendirildiğinde herhangi bir kazancın ticari kazanç sayılabilmesi için bir faaliyetten sağlanması ve bu faaliyetin devamlılığı koşullarına bağlandığı anlaşılmış olup, maddi ve şekli anlamda bir ticari organizasyonun belirgin olmadığı durumlarda kazanç doğuran işlemin çokluğu, devamlılık unsurunu belirleyen en nesnel ölçüdür. Devamlılık unsurunun gerçekleşmesi halinde, bu işlemlerin kazaç sağlamak amacıyla yapılmadığını kanıtlama yükü mükellefe düşer.

Olayda; davacı nezdinde tutulan yoklamada satın alınan aracın ticari maksatla olmadığı ve davacının ticari mahiyette faaliyeti olmadığı belirtilmiş ise de; 213 sayılı Yasanın 3. maddesi kapsamında maddi delil olarak kabul edilmesi gereken EVDO sisteminde “Vergi Kimlik Numarası ile Araç Bilgilerini Sorgulama” yoluyla yapılan araştırma sonucunda davacının 58 adet araç satın aldığı ve bu araçları 2008 yılında 3, 2009 yılında 21, 2010 yılında 21 ve 2011 yılında 11 adet olmak üzere toplam 56 tanesini sattığı açık olup; araç alım satımı faaliyetinin yapıldığı ve bu faaliyetin devamlı olduğu tartışmasızdır.

Bu durumda; 9.6.2008 tarihinden itibaren devamlı olarak yapılan ve bu alım satımın ticari olmayıp başka neden veya nedenlere dayandığını ispatlayamayan davacı adına araç alım satımları sebebi ile yapılan dava konusu mükellefiyet tesisi işeminde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle DAVANIN REDDİNE, Danıştaya temyiz yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi.