Archive for 14 Mart 2012

Bağımsız Denetim Semineri 2.Bölüm

İstanbul Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odasının düzenlemiş olduğu Bağımsız Denetim 2.oturum 2 no.lu video

İstanbul SMMM Odasına teşekkür ediyorum.

Bağımsız Denetim Video1

Değerli Arkadaşlar;

İstanbul Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odasının düzenlemiş olduğu Bağımsız denetim semineri videosunu izleyelim. Çok büyük bilgi eksikliği bulunan Bağımsız Denetçilik konusunda eğitimler çok önemli hale geldi. İstanbul Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler odasını bu konuda takdir ediyorum. Son derece kaliteli hocalarla meslektaşlarımızı bilgilendirmektedirler.

bir nolu videoyu izleyelim.

Yeni Türk Ticaret Kanunu'na sahip çıkılmalı

Hatay Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odasından Yeni Türk Ticaret Kanunu na destek

Hatay Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler (SMMM) Odası, ‘1 Mart Muhasebeciler Günü’nü Antakya Narin Otel’de düzenlediği kokteylle kutladı.

Kokteyle; Hatay Vergi Dairesi Başkanı Harun Dumlu, SGK İl Müdür M. Zülfi Camkurt, HGC Başkanı Ahmet Yetişen, Hatay SMMM Odası Yönetimi, muhasebeciler, mali müşavirler ve çok sayıda davetli katıldı.

Hatay SMMM Odası Başkanı Abdullah Korkmaz, kokteylde yaptığı konuşmasında; Türk Ticaret Kanunu’nun; rekabet, şeffaflık, şirketlerde demokrasi, AB’ye uyum ve uluslararası toplumun bir parçası olmaya katkı sağlayacağını söyledi.

50 yılı aşkın bir süredir uygulanan ve bugün için yetersizliği tüm kesimlerce tartışmasız kabul edilen bir kanunun yerine getirilen yeni Türk Ticaret Kanunu (TTK) başta Başbakan olmak üzere tüm liderlerin sahip çıkması gerektiğini ifade eden Korkmaz, uygulama takviminin ertelenmemesi ve yasanın özünün bozulmasına izin verilmemesi gerektiğini belirtti.

Korkmaz, konuşmasında: “Ekonominin merkezinde yer alan ve yüksek vasıflara sahip bir meslek grubumuzun, kendi işkollarındaki sorunlarla boğuşurken, Türkiye’nin önünü açacak yeni TTK’ya taraf olduğunu belirtmek İstiyorum. 2012 yılının Haksız Rekabetle Mücadele Yılı Olarak ilan edildiğini Hepimiz biliyoruz. TTK’nin bu açıdan da önemli bir zemin yaratacağını, bütünüyle ve zamanında yaşama geçmesiyle diğer sektör ve işkolları da dahil olmak üzere ekonomiyi pozitif etkileyecektir” açıklamasını yaptı.

MESLEK ÖRGÜTLERMİZİN GÖRÜŞLERİ ALINMALIYDI

Meslek mensuplarını doğrudan ilgilendiren konularda kendilerine fikir sorulmamasını da eleştiren Korkmaz, şu açıklamaları yaptı: “Bugün meslekte temel sorun ve taleplere, uzun süredir duyarsızlaşan bir süreç yaşanmaktadır. Gerek hükümetin, gerekse de özellikle Maliye Bakanlığı ve Bürokrasisi’nin çözüm odaklı yaklaşım göstermesinin önemini belirtmek istiyorum. Özellikle 660 sayılı Kanun Hükmündeki Kararname ile çoğulculuk ve şeffaflıktan uzak, katılımcı olmayan bir süreçte, adeta bir emrivaki ile bir gece Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu kurulmuştur. Meslek mensuplarını doğrudan ve yakından ilgilendiren bu konuda Meslek örgütlerimizin görüşlerinin alınmamasını eleştiriyoruz. Yeni kurumun, bağımsız denetim sisteminde özellikle KOBİ’lerin denetimini yapacak meslek mensuplarına lisanslama sınavı getirmesi halinde büyük hak kaybı yaşanabileceğini ifade ediyorum. Sınav yapılmasını kabullenmemiz mümkün değildir. Bizler sınavla uğraşırken birilerinin de pazarda payını artırmak için tekelleşmeye doğru gideceği açıktır.”

İTHAL MUHASEBECİ GİRİŞİMLERİ ÖNLENMELİ

Meslektaşlarının ve orta, küçük ölçekli muhasebe kuruluşlarının varlığını sürdürmeleri için başlıca talepleri olduğunu da belirten Korkmaz, talepleri şu şekilde sıraladı: “Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu işbirliğine açık olmalı. Bilgi amaçlı formlardan özel usulsüzlük cezası alınmamalı. Kesin mizan formlarının ayrıca istenmesi uygulaması bitmeli. Muhasebe ücretlerinin banka aracılığı ile tahsilatı zorunlu olmalı. Gelir vergisi ve KDV çelişkisi ortadan kaldırılmalı. Zamana endeksli ücret model,i uygulanmalı. Maliye Bakanlığı TÜRMOB yönetmeliklerini yayınlamalı ve ithal muhasebeci girişlerini önlemelidir. Kurumsallaşacak meslek mensubuna hibe ve kredi desteği verilmeli. Yüksek KDV oranları indirilmeli. Meslektaşın giderleri matrahtan düşülmeli. Vergi dairelerinde uygulama birliği sağlanmalı.”

Korkmaz, ithal muhasebeci girişimlerinin önlenmesi gerektiğine vurgu yaparak, “Türk şirketlerinin değerli evrakları, vergi kayıtları ve önemli finansal verilerinin güvenliği tartışmalı ellere bırakılmamalıdır. Bu nedenle; Türkiye’de faaliyet gösteren ucuz işçilik peşindeki yerli-yabancı bazı dev firmaların daha çok kâr amacıyla muhasebe kayıtlarını yurtdışında tutturmaya başlamalarının önüne geçilmelidir” dedi

Yeni Türk Ticaret Kanunu’na sahip çıkılmalı

Hatay Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odasından Yeni Türk Ticaret Kanunu na destek

Hatay Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler (SMMM) Odası, ‘1 Mart Muhasebeciler Günü’nü Antakya Narin Otel’de düzenlediği kokteylle kutladı.

Kokteyle; Hatay Vergi Dairesi Başkanı Harun Dumlu, SGK İl Müdür M. Zülfi Camkurt, HGC Başkanı Ahmet Yetişen, Hatay SMMM Odası Yönetimi, muhasebeciler, mali müşavirler ve çok sayıda davetli katıldı.

Hatay SMMM Odası Başkanı Abdullah Korkmaz, kokteylde yaptığı konuşmasında; Türk Ticaret Kanunu’nun; rekabet, şeffaflık, şirketlerde demokrasi, AB’ye uyum ve uluslararası toplumun bir parçası olmaya katkı sağlayacağını söyledi.

50 yılı aşkın bir süredir uygulanan ve bugün için yetersizliği tüm kesimlerce tartışmasız kabul edilen bir kanunun yerine getirilen yeni Türk Ticaret Kanunu (TTK) başta Başbakan olmak üzere tüm liderlerin sahip çıkması gerektiğini ifade eden Korkmaz, uygulama takviminin ertelenmemesi ve yasanın özünün bozulmasına izin verilmemesi gerektiğini belirtti.

Korkmaz, konuşmasında: “Ekonominin merkezinde yer alan ve yüksek vasıflara sahip bir meslek grubumuzun, kendi işkollarındaki sorunlarla boğuşurken, Türkiye’nin önünü açacak yeni TTK’ya taraf olduğunu belirtmek İstiyorum. 2012 yılının Haksız Rekabetle Mücadele Yılı Olarak ilan edildiğini Hepimiz biliyoruz. TTK’nin bu açıdan da önemli bir zemin yaratacağını, bütünüyle ve zamanında yaşama geçmesiyle diğer sektör ve işkolları da dahil olmak üzere ekonomiyi pozitif etkileyecektir” açıklamasını yaptı.

MESLEK ÖRGÜTLERMİZİN GÖRÜŞLERİ ALINMALIYDI

Meslek mensuplarını doğrudan ilgilendiren konularda kendilerine fikir sorulmamasını da eleştiren Korkmaz, şu açıklamaları yaptı: “Bugün meslekte temel sorun ve taleplere, uzun süredir duyarsızlaşan bir süreç yaşanmaktadır. Gerek hükümetin, gerekse de özellikle Maliye Bakanlığı ve Bürokrasisi’nin çözüm odaklı yaklaşım göstermesinin önemini belirtmek istiyorum. Özellikle 660 sayılı Kanun Hükmündeki Kararname ile çoğulculuk ve şeffaflıktan uzak, katılımcı olmayan bir süreçte, adeta bir emrivaki ile bir gece Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu kurulmuştur. Meslek mensuplarını doğrudan ve yakından ilgilendiren bu konuda Meslek örgütlerimizin görüşlerinin alınmamasını eleştiriyoruz. Yeni kurumun, bağımsız denetim sisteminde özellikle KOBİ’lerin denetimini yapacak meslek mensuplarına lisanslama sınavı getirmesi halinde büyük hak kaybı yaşanabileceğini ifade ediyorum. Sınav yapılmasını kabullenmemiz mümkün değildir. Bizler sınavla uğraşırken birilerinin de pazarda payını artırmak için tekelleşmeye doğru gideceği açıktır.”

İTHAL MUHASEBECİ GİRİŞİMLERİ ÖNLENMELİ

Meslektaşlarının ve orta, küçük ölçekli muhasebe kuruluşlarının varlığını sürdürmeleri için başlıca talepleri olduğunu da belirten Korkmaz, talepleri şu şekilde sıraladı: “Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu işbirliğine açık olmalı. Bilgi amaçlı formlardan özel usulsüzlük cezası alınmamalı. Kesin mizan formlarının ayrıca istenmesi uygulaması bitmeli. Muhasebe ücretlerinin banka aracılığı ile tahsilatı zorunlu olmalı. Gelir vergisi ve KDV çelişkisi ortadan kaldırılmalı. Zamana endeksli ücret model,i uygulanmalı. Maliye Bakanlığı TÜRMOB yönetmeliklerini yayınlamalı ve ithal muhasebeci girişlerini önlemelidir. Kurumsallaşacak meslek mensubuna hibe ve kredi desteği verilmeli. Yüksek KDV oranları indirilmeli. Meslektaşın giderleri matrahtan düşülmeli. Vergi dairelerinde uygulama birliği sağlanmalı.”

Korkmaz, ithal muhasebeci girişimlerinin önlenmesi gerektiğine vurgu yaparak, “Türk şirketlerinin değerli evrakları, vergi kayıtları ve önemli finansal verilerinin güvenliği tartışmalı ellere bırakılmamalıdır. Bu nedenle; Türkiye’de faaliyet gösteren ucuz işçilik peşindeki yerli-yabancı bazı dev firmaların daha çok kâr amacıyla muhasebe kayıtlarını yurtdışında tutturmaya başlamalarının önüne geçilmelidir” dedi

TÜGİAD'da Yeni Türk Ticaret Kanunu’nda düzenleme beklentisi

TÜGİAD’da Yeni Türk Ticaret Kanunu’nda düzenleme beklentisi

iş dünyasının merakla beklediği ve önümüzdeki yıl yürürlüğe girecek olan yeni Ticaret Kanunu’nun bazı maddelerine yönelik tartışmalar sürüyor. Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Şubeler Koordinatörü Ali Yücelen yeni Ticaret Kanunu ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Aynı zamanda Liner Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı olan Yücelen, bazı maddelerin mevcut şirketlerin ve yeni girişimcilerin önünü kapatabileceğini söyledi. Yeni kanunda yer alan web sitesi kurma zorunluluğundan cezai yaptırımlara kadar çeşitli maddelere değinen Yücelen, kanunda yer alan yaptırımların iş dünyasını zor duruma düşürebileceğini ifade etti. Ali Yücelen maddelerle ilgili şunları söyledi:

UFRS’yi bilen muhasebeci sayısı az

“Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarını (UFRS) bilen mali müşavir ve muhasebeci sayısı çok az. Bu konuda uyum sorunu yaşanacaktır diye düşünüyorum. Bunlara geçici bir süre tanınmalıydı. Bu süreçte verilecek eğitimlerle sıkıntı aşılabilecektir. Ankara’da bu uyuma sahip müşavir sayısı yüzde 2’yi bile aşmaz bu büyük anlamda sıkıntı doğuracaktır. Mali Müşavir ve muhasebecilerin bağımsız denetim işini TTK ya uygun bir şekilde yapabilmek için de Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarını (UFRS), Türkiye Muhasebe Standartlarını (TMS) ve SPK mevzuatını tam olarak bilmeleri de kaçınılmaz bir hal alacak. Herkes herşeyi bilemediği, bilgi sahibi olamadığı için bu durumda konusunda uzman müşavir sayısını artırmak zorunda kalınılacak, bu da şirketler açısından maliyeti artıracak. Ayrıca tasdik konusunda yüksek bir noter masrafı çıkıyor.

Web sitesi kurma ve mali verilerin yayınlama zorunluluğuna dikkat etmek gerekiyor. Tamam web sitesi kurulacak ancak şirketlere ait mali bilgi ve belgelerin sitelerde yayınlanması rekabet açısından büyük sıkıntı doğurur. Yönetim kurulu üyelerinin aldıkları maaşlardan bütün finans raporlarına kadar bunları paylaşmak sakıncalı olur diye düşünüyorum. Örneğin müşterilerimin bilgilerini rakiplerimin görmesini istemem, ancak yayınlama zorunluluğu bunu mümkün kılarsa bu durumda haksız rekabet doğar. Bir firmanın çalışan sayısını borç oranını başka birisinin görmesi etik olmaz. Rekabet açısından sıkıntı yaratabilir bunun ucu şirketi batırmaya kadar gidebilir.

Ekonomik suça ekonomik ceza

Kanunda şirket ortaklarından birisinin para çekmesi bile cezai yaptırıma neden oluyor. Ekonomik suça ekonomik ceza verilmeli. Tamam piyasayı dolandırana, çeki yazılana cezası verilsin ancak diğer ekonomik suçlara ekonomik yaptırımlar olması daha mantıklı. Türk Ticaret Kanunu’nda ekonomik bir suça hapis cezasıyla karşılık verilmemeli. Örneğin en küçük yazar kasa fişine bile yönetim kurulu üyelerinin hepsinin isimlerini yazmak zorunda kalacağız.”